Japonya’dan gündelik sahneler: tanışmadan banka ziyaretine kadar. Her birinde kendi rolünüzün repliklerini sesli söylersiniz.
N4
びょういん
Doktor direksiyon başında olduğunuzu bilmiyor
Bir haftadır öksürüyorsunuz ve bu odada her şey çoktan kararlaştırıldı: muayene bitti, ağır bir soğuk algınlığı var ve öksürük için güçlü bir ilaç şu anda yazılıyor. Burada bilinmeyen tek bir şey var — bütün iş gününüzü direksiyon başında geçiriyorsunuz ve bu ilaç uyku yapıyor. Bunu yalnızca siz söyleyebilirsiniz, hem de muayene bitmeden şimdi.
ひどい風邪ですね。咳によく効く薬を出します。
kısa·yaklaşık 2 dk
びょういん
Yardım değil, dizüstü bilgisayarını istiyor
Dün bir iş arkadaşınızı iş için aradınız, telefonu eşi açtı: hastanede, salı günü ameliyat olmuş ve şirkette kimsenin haberi yok. İş çıkışı uğradınız — ziyaret için değil, onun yürüttüğü dosya pazartesi teslim edileceği için. İşi onun yerine yapmayı öneriyorsunuz, ama o başka bir şey istiyor: dizüstü bilgisayarını getirin, gerisini kendi halleder. Ne öylece kabul edebilirsiniz, ne de öylece reddedebilirsiniz.
きのう仕事で電話したら、奥さんに入院だと聞きました。びっくりしました。
orta·yaklaşık 3 dk
ホテル
Oda hazır değil, ama geri kalan her şey hazır
Sabah uçağıyla gelip öğlen saatlerinde otele varırsınız — bavulunuz elinizde ve uykusuz bir gecenin ardından. Rezervasyon var, ama girişler saat üçten itibaren: oda şimdilik yok. Geriye başka bir şey kalıyor — bavulu nereye bırakacağınız ve bu üç saati nasıl geçireceğiniz.
早く着いてしまったんですが、今チェックインできますか。
kısa·yaklaşık 2 dk
ホテル
Oda aynı kalıyor, gece değişiyor
Sabah; dört geceden ikincisi geride kaldı. Yan odada gece geç saatlere kadar konuştular, siz de neredeyse hiç uyuyamadınız. Başka bir oda istemek için resepsiyona iniyorsunuz: önünüzde iki gece daha var. Ama bugün boş oda yok ve geçirilmesi gereken gece bu gece.
隣の部屋が夜遅くまでとてもうるさかったんです。あまりよく眠れませんでした。
orta·yaklaşık 3 dk
でんわ
Anahtar duran bir trende
Sabah, dükkâna ilk siz geldiniz: dükkân dokuz buçukta açılıyor, teslimat dokuzda geliyor ve o kurye beklemez. Derken müdür arar: yola çıkmış, ama treni bir kaza yüzünden iki istasyon arasında durmuş ve dükkânın anahtarı onda. Trenin ne zaman kalkacağını kimse bilmiyor. İkiniz de tek başına bir çıkış yolu bulamaz: gerekenin yarısını o biliyor, yarısını siz.
はい、田中です。
orta·yaklaşık 4 dk
でんわ
Telefonu aradığınız kişi açmıyor
Akşam. Yarın bir arkadaşınızla birlikte yola çıkacaksınız, buluşma saati değişti ve haber vermek için evini arıyorsunuz. Telefonu babası açıyor: Sakura dışarıda, ona gibi dönmez, cep telefonunu ise siz zaten aradınız, açan olmadı. Konuşma burada bitebilirdi, ama bu baba kızı hakkında kendisine sorulandan fazlasını biliyor ve her seferinde cevabın gerektirdiğinden biraz fazlasını söylüyor. Haberi ona bırakmak gerekecek — ve sonunda bıraktığınız yalnızca saat olmayacak.
もしもし、田中ですが、さくらさん、いらっしゃいますか。
kısa·yaklaşık 2 dk
ゆうびんきょく
Paket henüz gelmedi, yolculuk yarın
Evde kimse yokken bir paket getirmişler, siz de elinizde kâğıtla posta gişesindesiniz. Ama paket henüz gelmemiş: dağıtım altı gibi dönüyor, siz ise sekize kadar çalışıyorsunuz. Yarın yeniden getirmeleri de işe yaramaz: yarın sabah bir haftalığına iş seyahatine çıkıyorsunuz. İki yol da kapalı ve çözüm sizde değil.
昼に荷物が届いたようなんですが、留守でした。これ、今受け取れますか。
kısa·yaklaşık 2 dk
ゆうびんきょく
Parfüm uçakla gitmiyor
Yurt dışında yaşayan arkadaşınızın doğum günü önümüzdeki cuma, hediyenin durduğu kutu da çoktan uluslararası posta gişesinde. Uçakla aşağı yukarı bir hafta sürüyor, yani yetişir. Ama içinde ne olduğu sorulmadan hiçbir paket yurt dışına çıkmıyor; şekerlemelerin arasında bir de parfüm var — parfüm uçakla hiç gönderilmiyor, gemiyle ise iki ay sürüyor. Kural esnemeyecek, cuma da ertelenmeyecek: çıkış yolunu sizin bulmanız gerekecek.
友達の誕生日が今度の金曜日なんです。この荷物、間に合いますか。
kısa·yaklaşık 2 dk
かいもの
Ayakkabı sıkıyor, fiş de yok
Bir hafta önce oğlunuza buradan ayakkabı aldınız. Evde giydi: parmaklarını sıkıyor; dışarıda hiç giymedi. Fişi attınız ve yine de paranızı istemeye geldiniz. Dükkân sahibi sizi hatırlıyor, fişe de gerek yok — ama para geri gelmiyor: yalnızca değişim var. Bir büyüğü de çözüm değil; nedenini size anlatacak. Cuma günü oğlunuzun okul gezisi var ve konu hangi numara olmaktan çıkıp hangi gün olmaya dönüşüyor.
先週、息子さんの靴ですね。どうしましたか。
kısa·yaklaşık 2 dk
えき
Trenler duruyor, işbaşı ise dokuzda
Sabah, bardaktan boşanırcasına yağmur, trenler duruyor — ve dokuzda işte olmanız gerek. Bir istasyon görevlisi bekleyenlerin önünden perondan geçiyor; onu durduruyorsunuz ve trenlerin ne zaman kalkacağını kimsenin bilmediği ortaya çıkıyor. Demek ki başka bir yoldan gideceksiniz. İşyerinde de sözle olmuyor: bir kâğıt gerekiyor. Adını o biliyor; üzerinde ne kadar süre yazması gerektiğini siz biliyorsunuz.